Hakkımızda
Bizim hikayemiz… Sene 88.
1988 yılında 5 ve 6 yaşlarında, İstanbul sokaklarında bugün çocuklarımızın hiç bilmediği oyunları oynarken tanıştık. Çok şanslıydık; bizimle birlikte ailelerimiz de arkadaş oldu. Birimiz Robert Koleji'nde, diğerimiz Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi'nde dirsek çürüttükten sonra planlarımızı organize bir şekilde hayata geçirerek Koç Üniversitesi yurdunda odamıza yerleştiğimizde derin bir oh çektik.
Birimiz İşletme, diğerimiz Uluslararası İlişkiler bölümünde yolunu bulmaya çalışırken pazarlama sevdamız ve Google'a "staj başvurusu" yazarak başladığımız ilaç sektörü maceramız yaklaşık 20 yıl sürdü. Her ikimiz de İş Birimi Direktörü olarak çalışmaktayken bir gün, "madem gereğinden fazla tutkuluyuz, hatırı sayılır bir deneyimimiz de var" diyerek etrafımızdakilerin verdiği gazla kendi yolumuzdan hatta hiç bilmediğimiz bir yoldan gitmeye karar verdik. İsmi son derece manidar olan "Sene 88" şirketini kurduk. Bununla birlikte yaşımız ortaya çıktıysa, "Ne âlâ", bir kadının ne istediğini en çok bildiği yaşlardır diyerek konuyu bağlıyoruz.
7-11 yaş aralığında toplamda üç kız bir erkek çocuğu olan iki anne olarak Türkiye'de çocuk kıyafetlerindeki kısır döngüyü, birbirinin aynısı torbadan çıkan benzer kıyafetlerden ve değişim kuyruklarında geçirdiğimiz zamandan çok iyi biliyorduk. Büyüklerin ziyan olacağını düşünerek "oyuncak almayın" demesi, çocukların ise hediye paketlerinden çıkan kıyafetleri rulo yapmak suretiyle bir köşeye atmaları ve diğer paketten çıkan boncuklu anahtarlığa çığlık atmaları bize göre önemli bir gözlemdi. Oysa kıyafet kendini ifade etmenin, özgünlüğün çok önemli bir parçasıydı ve istenirse çok eğlenceli olabilirdi. Çocukların sınırsız hayal güçleri, bir şey yaratırken duydukları o saf heyecan ve gurur, tam da aradığımız ilhamı veriyordu bize. Tüm bunlar cebimizde gözümüzü dört açarak hummalı bir araştırma yaptık ve sonra ne mi oldu?